Audi Haberler Testler Sıfır KM Videolar Galeriler

Audi RS7

Ordunun bir otomobil listesi var mı? Eğer varsa, bu topluluk askeri seviyede bir donanım gibi kabul edilebilir.

17 Nisan 2014
6,072 gösterim

Bir filo tedarikinden sorumlu olduğunuzu hayal edin. Yakıt tüketiminden çok devasa performans önceliğiniz olsun ve bu performansa karbon seramik frenler eşlik etsin. Sıradan kişiler standart navigasyon ve konforlu koltuklar ararken, ordu sizi boğarcasına saran koltuklara, gece görüş gibi ilginç sistemlere ve düşmanların bilgisayarlarına sızabilecek internet bağlantısına odaklanacaktır. Elbette diğer yandan kendini fazla belli etmemeli ve her şeyi yerinde tutabilecek yeterli yere bastırma kuvvetini de yaratmalı. Pratik de olmalı; içinde dalış takımı, piyade tüfeği ve benzeri şeyleri taşıyabilmeli. Kısacası bir süper sedan tercih edilmeli. Peki ama hangisi? Hızlı dört kapılılar için al işvense çıktığınızda işler hiçbir zaman bu kadar yolunda gitmemişti. Güç verileri çatıdan aşıyor, 10 yıl öncesinin süper otomobilleri seviyesinde bir performans ortaya çıkıyor ve tüketim değerleri 10 lt/100 km’nin altına iniyor. Geçtiğimiz 12 ayda buradaki dört model de performans ve karakter anlamında büyük atılımlar gerçekleştirdi ve yeni Audi RS7’de olduğu gibi daha fazla güç opsiyonu sunmaya başladı.

Yeni RS6 Avant ile aynı mekanik altyapıyı kullanan ‘dört kapılı coupe’ RS7, Audi gamındaki eski RS6 sedanın yerini aldı. Şişkin Ur-Quattro çamurluklarına sahip değil ama asfalt ezicisi tekerleği büyüklüğünde 21 inç jantlara, iki egzoz çıkışma (Ne? Sadece iki tane mi?) ve bunun, Audi’nin BM W’nin M departmanına cevabı olan Quattro GmbH’nin ellerinden çıkmış bir model olduğunu gösteren hava girişlerine sahip. Bu, Audi’nin ilk RS7’si ama eski S6 ve RS6’nın V10’unun, yeni Lamborghini Huracan’ın arkasındaki canavarla uzaktan bir bağı bulunuyordu. Ne yazık ki hacimlerde küçülmeye gitmek ve makul emisyon değerlerine ulaşmaya çalışmak, eski silindir sayılarının geçmişte kalması anlamına geliyor. Bu nedenle, güncel S7 ve RS7, Bentley nin giriş seviyesi Continental GT’sindeki 4.0 lt turbo V8’ini kullanıyor. Yine de bu motorun 420 beygir gücü RS7 kaputu altında 560 beygire, torkuysa 150 Nm’lik artışla 750 Nm’ye yükseltilmiş.

Audi’nin çift kavramalı şanzımanı böyle bir çekiş için fazla zayıf kalmış. Bu nedenle kullanılan sekiz ileri otomatik şanzımansa, gücü bütün tekerleklere gönderiyor. Performans verisi mi? 0-100 km/s 3.9 sn.  Mercedes’in güçlü E63 u de dört tekerlekten çekiş sistemi seçeneğine sahip ama İngiltere’de bu seçenek bulunmuyor. Çünkü ön taraftaki aklarına sistemiyle, sağ taraftaki direksiyon sisteminin aynı yerde bulunması için gerekli yer yok. Son dönemde makyajlanan ve artık çok daha iyi görünen E63 un ön tasarımı yumuşatılmış. Ön tasarım bir şekilde otomobilin geri kalan tasarımıyla ve gergin çizgilerse test aracının Palladium Silver rengiyle mükemmel bir uyum içinde. Bu, eski moda bir süper sedan; diri, köşeli ve biraz şeytani. E63,5.5 ltlik çift turbolu V8’inden gelen 5571IP ile küçük bir menekşe kadar utangaç değil ve bu S versiyonu, daha çok bir sinekkapan bitkisini andırıyor. S versiyonuna vereceğiniz bir hayli yüklü miktar karşılığında, siyah ön kaplamaya, gövde rengi AMG arka kanada, gri renkteki tehditkâr 19 inç jantlara ve parlak kırmızı fren kaliperlerine sahip oluyorsunuz. Bunların garnitür olduğunu unutmayın. Derisinin altındaki V8, fazladan 28 HP güçle 585 HP üretiyor.

Torksa 720 Nm’deıı 800 JNm’ye yükseliyor. Mercedes artık tamdık (ama sıra dışı) bir uydu dişli otomatik şanzıman kullanıyor ve bu şanzıman gücü sınırlı kaydırmak diferansiyel aracılığıyla arka tekerleklere gönderiyor. 4Matic formunda S versiyonu 0-100 km/s hızlanmasını 3.6 sn’de tamamlıyor. Bütün yükün arka tekerleklerin omzuna yüklendiği versiyondaysa bu hızlanma 4.1 sn sürüyor. Şaşırtıcı olan şey, 800 Nm torkun üstesinden nasıl bu kadar kolaylıkla gelinebildiği. E63, bütün bu homurtular ve guruldamalarla birlikte etkileyici çekişe sahip güvenilir bir yol arkadaşı. Keskin çizgileri kurşun kadar ağır olduğu izlenimi yaratabilir ama E63, RS7’den ve Jaguarın XFR-S’inden daha hafif. Üstelik dörtlü grup içindeki en hacimli motora sahip olmasına rağmen, ağırlık dağılımı BMW M5 kadar dengeli. Derli toplu bir sürüş mü istiyorsunuz? Hiç sorun değil.

Yanlamak mı istiyorsunuz? E63, V8’in arka planda yarattıklarıyla birlikte her türlü arzunuzu yerine getirmeye hazır. Mercedes’in ezeli rakibi BM W, bütün bunlar olurken boş durmuyor.Mercedes,güçlü 6.3 VH’leri S Sınıfına 46yıl önce entegre ederek ilk kaslı sedanları ortaya çıkarmış olabilir ama BMW’nin 1980lerde hızlı 5’leri modifiye ederek, sadece motorlarla değil tarz ve kabin konusunda da büyük resme odaklanmasıyla, bütün modern ve hızlı dört kapılıların önünü açtığı da bir gerçek. Geçen yıl 5 Serisi’nin makyajlanmasıyla gelen M5 Competition Pack, standart 560 beygir gücün üzerine 15 HP daha ekliyor. Her ne kadar 680 Nm’lik torkta bir değişikliğe gidilmemiş olsa da bu tork arlık çok daha geniş bir devir aralığında kullanılabiliyor. Competition Pack için ödediğiniz rakamla birlikte siyah krom egzoz çıkışlarına ve aslında o kadar da iyi görünmeyen 20 inç jantlara sahip oluyorsunuz. Neyse ki böbrek ızgaralar üzerindeki küçük M5 logosu standart çünkü bu otomobil, görsel anlamda 52od M Sport’tan bile daha az ilgi çeken performans otomobillerinden biri. Bu durum onu, hiçbir şeyden kuşku duymayan Porsche kullanıcılarını küçük düşürmek için biçilmiş kaftan haline dönüştürüyor. Competition Pack, standart M5’in 4.3 sn’lik 0-100 km/s hızlanmasını sadece 0.1 sn geliştiriyor ama BMW nin çift kavramak şanzımanı yedi vites arasında gezinirken bu verinin yarım saniye daha iyi olduğunu düşünüyorsunuz.

Bu şanzıman şüphesiz gruptaki en iyisi. Geleneksel otomatik şanzımanların düşük devirlerdeki rafineliğini diğerlerinden daha iyi yansıtıyor ve diğer hiçbir model M5’in bıçak kadar keskin vites değişimlerine ulaşamıyor. Competition Pack’in bir diğer özelliği, 10 mm alçaltılmış sürüş yüksekliği ancak dürüst olmak gerekirse onu standart bir M5 ile yan yana kullansak, çoğumuz bu şasinin daha iyi olduğunu söylemekte zorlanır ancak yine de aradaki farkın gece ile gündüz kadar büyük olduğunu söylemiyoruz. Bunlara rağmen CAR’dan Ben Barry, uzun dönem test aracı olarak M5 kullanması nedeniyle gelişmeleri ve özellikle direksiyondaki farkı daha net şekilde gördü. Direksiyon, basit bilek hareketlerinden fıtığa kadar uzanan üç farklı ağırlık moduna rağmen hâlâ o kadar da başarılı değil. Bu, kötü haberlerin sonuncusu çünkü M5 inanılmaz dengeli, virajlarda neredeyse hiç yana yatmıyor ve opsiyonel karbon seramik frenlerle otomobil, kum havuzunda gibi yavaşlıyor, üstelik XFR-S’e benzemiyor. Aradan geçen yıllara rağmen XF hâlâ yakışıklı ama bu otomobil biraz fazla zorlanmış. Belki de bıı durum otomobilin parlak mavi renginden kaynaklanıyordur ama şişkin yan panelleri renginden kaynaklanmıyor ve şu arka kanattan (neyse ki opsiyonel) vazgeçmek en iyisi. İşin iyi tarafı, otomobilin göründüğünden daha iyi bir sürüşe sahip olması. Hem de çok daha iyi… Start düğmesine sertçe bastığınızda V8 ateşleniyor ve ilk havlamasından bu otomobilde özel bir şeyler olduğunu anlıyorsunuz. Onu kullandığınızdaysa, Jaguar’m ürettiği en iyi spor otomobillerden biri olduğunun farkına varıyorsunuz. Standart XPR’ı, lüks otomobil rafîneliğiyle, Michclin eritebilecek performansı dengeli bir şekilde birleştirmesi nedeniyle her zaman sevdik ama jaguar’m itiraflarına göre XFR gerçek bir Alman rakibi olarak tasarlanmadı ama buradaki model, rakip olması için tasarlandı.

Daha sert süspansiyon bağlantıları, daha sıkı burçlar ve yeni arka alt şasi gibi teknik anlamda edinilmiş bilgiler yeni F-type’a aktarıldı. Ayrıca XFR-S, şasisini limitlerine kadar zorlayabilecek ve 0-100 km/s hızlanmasını üçte bir saniye azaltarak 4.6 sn’ye çeken bir motora da sahip. Bu veri, test grubu içinde yarım saniye kadar yavaş ama yanlış anlaşılmasın; bu otomobil gerçekten olması gerektiği kadar hızlı. Avrupa Birliği ESP sistemlerini tamamen kapatmamızı yasakladığında, parlamento binası önündeki çadırımdan ince şapkalar giyen savaş karşıtı adamlar gibi protesto gerçekleştirebilirim ama bu makinede güvenlik sistemlerini tamamen kapatmadan önce uzunca bir süre düşünmelisiniz. Grubun en düşük güce ve ikinci en düşük torkuna sahip model olmasına rağmen, XF’in arka tarafı kuru zeminlerde bile gerçek bir hiperaktivite bozukluğu vakası yaşatıyor. Zemin ıslaksa, F,S P sizi ağaçlardan uzak tutabilir ama akıcı şekilde ilerlemek istiyorsanız, ayağınızı gaz pedalına yapıştırmadan önce, hızlı otomobillerin temel disiplinlerini öğrenmiş olmanız gerekli. Kuru zeminde bu otomobil yön değişimlerinde pençelerini yere saplıyor ve direksiyonuyla sonrasında olabilecek her şeyin sorumluluğunu size yüklüyor. Direksiyon tepkileri ve gövde kontrolü standart modele oranla bir hayli geliştirilmiş ve hem direksiyon hem de koltuktan gelen bilgilerle, XFR-S’in gerçekten ne yaptığını çok iyi biliyorsunuz.

Otomobilin yapmak istediği şey, ona yeterli alanı verdiğinizde balerin gibi yan gitmek ve Çin kadar zehirli gazı havaya karıştırmak. Çok az otomobil limitlerinde bu model kadar kolay bir kullanıma sahiptir. Çok daha azıysa bu kadar eğlenceli olabilir. Elbette kusurları da var. Bazı detaylar hayal kırıklığı yaratacak oranda eski (navigasyon sistemi Sinclair ZXBi’de LS Lowry tarafından çizilmiş gibi) ve bazı noktalar kötü görünüyor (şu çirkin direksiyon simidine bakın). Diğer yandan sürüş sırasında daha kızgın bir motor sesinin çıkmasını isterdik ve ZF 8 ileri otomatik şanzıman her ne kadar başarılı olsa da, çift kavramak bir ünitenin çabukluğuna sahip değil. Sürüş de biraz huzursuz. Belki de bu Jaguar’m sürücüsüne hissettirmek istediklerinin temel noktasını oluşturuyordun RS7’yi pistle cn sona bıraktım ama onu birkaç gündür pist dışında kullanıyordum. Büyük ve hızlı Audiler pistte çok iyi işler çıkarma eğilimi göstermezler ve yolda da kusursuz değillerdir. Ayrıca RS7’yi daha önce Ingolstadt’taki lansmanda kullanmışım ve trafik fazla sıkışık olduğu için harika kabini dışında çok az şeyi keşfetme imkânım olmuştu. İşte bu iş böyle yapılır Jaguar; şu kontrolleri görüyor musun? Modern, yakışıklı ve okunaklı. Recaro koltukların bal peteği şeklindeki dikişleri, ızgarayla aynı formu yansılıyor. Almanlar, özellikle de Audi bazı şeyleri doğru yapma konusunda çok başarılı. Peki otomobilin ruhundan ne haber?

Beklentilerimin aksine RS7, Rockingham’m iç pistinde bir felaket değildi. 1920 kg ile grubun en ağır otomobili olabilir ama arkadan itişli Jaguar, Audi’den sadece 8 kg daha hafif. Diğer yandan Audi, dengesini sağlamak için ciddi yazılımlara bel bağlamıyor ve virajlarda yola tutunma görevini 275 profilli lastikler üstleniyor. Son derece güçlü hissettiren frenler de otomobili her yavaşlatmanızda çizgi filmlerdeki gibi asfalt ön tarafınızda katlaniyormuş izlenimi uyandırıyor. RS6’da opsiyonel olan Sport arka diferansiyelin standart olarak sunulması sayesinde bu otomobil viraj almayı seviyor. Aslında bu diferansiyelin gerçek potansiyelini ilk kez hissettim çünkü en son bir Audi’nin yan camından, birkaç yıl önce bir A3 un içindeyken Mı otoyolundaki bir kazayı görmek için bakma ihtiyacı duymuştum. Benzer şekilde kullanıldıklarında RS7 gruptaki diğer modeller kadar tahmin edilebilir veya eğlenceli değil. Onun asıl parladığı yer, yol. Farnborough’taki bir öğle yemeğinden sonra geri dönerken, 190 km uzaklıktaki Linconlshire’a beni Mille Miglia’da ilk sıraya taşıyabilecek bir tempoda geldim. İşte hızlı Audi’lerin kendini gösterdiği nokta, gerçek dünyadaki sürüşlerde kendinizi bir noktadan diğerine ışınlamak istediğinizde ortaya çıkıyor. Devasa bir performans, harika koltuklar, büyük frenler ve net göstergeler istiyorsunuz. Ayrıca trafik ışıklarından mancınıkla uçak gemisinden kalkış yapan bir uçağın yeteneğini de istiyorsunuz. RS7, o- ıoo km/s hızlanmasını çabuk motosikletler ve süper otomobiller dışında her şeyden daha kısa sürede tamamlıyor. Süper seda nl ar m bütün meselesi de bu değil midir? Onlar ne pist günlerine ne de virajlı yollara uygundur. Onlar gerçek yolculuklara eğlence katan, sıradan otomobillere sıra dışı güçler verilmiş, gücünü de trafik polisinin dikkatini çekmeyecek şekilde saklayan modellerdir. Peki en iyi hangisi? Böyle bir testte kafanızda genellikle kesin bir lider yoktur. Bu zor bir seçim.  BMW ıVP;’e bir zaafımız var. Her şeye sahipmiş gibi hissettiriyor ve çift kavramalı şanzımanı rakiplerininkilerin fazlasıyla önünde. Yine de garip ağırlıktaki direksiyonunu sevmedik ve BMW nin “mantıklı otomobil” kavramında biraz fazla ileriye gittiğini düşünüyoruz. Otomobil karakterini biraz daha fazla gizlese hiçbir şey görünmeyecek. Comperition Pack işleri çok az değiştiriyor o kadar para vermek yerine standart Ms’te karar kılmak daha akıllıca oluyor. BM W, ağırbaşlıığı aItında karizmatik bir karakter sergilerken, XF aşırıya kaçması nedeniyle bu karizmatik karaktere ulaşamıyor. Çok yazık çünkü Jaguar’ın mekanik paketi o kadar iyi ki, çok daha iyi bir kıyafeti hak ediyor. Kullanması son derece özel bir otomobil ama kabini eski hissettiriyor ve dışarıdan bakıldığında Opel VXR8’i andırıyor. Audi’nin RS7’si XFR-S kadar iletişim kuran bir model değil ve standart Sport diferansiyelle bile biraz ruhsuz. Yine de arka taraftaki çerçevesiz camıyla karizmatik görünüyor, işçilik kalitesi yüksek ve burada ister yağmur ister güneş altında bütün potansiyelini açığa çıkaran tek model. Birçok Audi gibi uzun geliştirme dönemi sonunda üretilen bir model ama sonuçta sürücüsüyle fazla iletişim kurmuyor. Geriye Mercedes E63 AMG kalıyor. Mükemmel değil ama görünümü, sesi ve sürüşüyle gerçek bir süper sedan olmasından dolayı yarışı kazanıyor. Eski moda köşeli çeneli tarzla bir süper otomobilin sesini birleştirmek ilginç bir durum. Centilmenliğin rafineliğini ve karma dövüş sanatlarının yıkıcılığını karıştırıyor. Balaklava gözü veya ön tarafa konumlandırılacak Stinger füzelerinin opsiyon listesinde yer alıp almayacağı konusunda kesin bir açıklama yapılmış değil ama bu durumun sizi engellemesine izin vermeyin.

Kaynak: CAR

İlginizi çekebilir

Audi 850 bin otomobili geri çağırıyor
Sektörden
17 gösterim
Sektörden
17 gösterim

Audi 850 bin otomobili geri çağırıyor

Otodünya - 21 Temmuz 2017

Şirketten yapılan açıklamaya göre ABD, Avrupa ve Kanada dışında satışı yapılan AB5 ve AB6 dizel motora sahip otomobiller geri çağırılıyor.…

Donanım Artısı Seat Leon 1.4 EcoTSI ACT DSG Xcellence
Yeniler
708 gösterim
Yeniler
708 gösterim

Donanım Artısı Seat Leon 1.4 EcoTSI ACT DSG Xcellence

Otodünya - 25 Nisan 2017

Seat Leon'daki makyajın etkisini ilk bakışta fark etmek kolay değil. İçerisi yenilenen farları, daha geniş, yeni ön panjur ızgarası ve…

Daha sportmen oldu Honda Civic HB
Yeniler
203 gösterim
Yeniler
203 gösterim

Daha sportmen oldu Honda Civic HB

Otodünya - 25 Nisan 2017

Bu yeni modelde CVT otomatik şanzıman ve 182 HP güç üreten 1.5 lt'lik turbo beslemeli VTEC motor görev yapıyor. Maksimum…

Yorum Bırakın

Email adresiniz gizli tutulur.