BMWBMW

BMW 5 Serisi mühendislerin özgürlüğü

5 Serisi`nden "ben istiyorum" sesini duyuyoruz. Otomobile rastgele bir bakış atanlar karşılarında yeni neslin olduğunu anlayamayabilirler.

414
5 Serisi'nden "ben istiyorum" sesini duyuyoruz. Otomobile rastgele bir bakış atanlar karşılarında yeni neslin olduğunu anlayamayabilirler. Ancak yenilikler de zaten sacın altında. Mesela arka koltuktakiler için belirgin biçimde artan diz mesafesi veya yeni menülerle geliştirilen iDrive sistemi bu yenilikler arasında yer alıyor. Artık iDrive sisteminde eliniz havadayken, biraz garip hareketlerle ses ayarı, çağrı kontrolü veya çevre görüş kamerasını ayarlamak gibi kontrolleri gerçekleştirebiliyorsunuz. 

Ancak hepsi bu değil. Etrafta boş park alanı mı arıyorsunuz? Yeni 5 serisi bununla ilgilenebiliyor. Veya önünüzdeki 500 metrede bir hız sınırı mı var. Yine otomobil tarafından uyarılıyorsunuz. Aynı şekilde geçiş üstünlüğü olan kavşaklar ve otoyol çıkışları da yeni S Serisi'nin sürücüsünün işini kolaylaştırdığı bölgeler oluyor.

Yeni 5 Serisi kısmi otonom sürüş ve otomatik park gibi özellikleriyle puan alıyor. Markanın hayranları bu tür özellikleri saygı ve ilgiyle karşılıyor. Ancak gerçek BMW meraklıları için otomobilin onlar kullanırken nasıl gittiği de çok önemli. Peki, BMW'nin yeni business sedanı bu konuda ne durumda?
 

DSC (ESP) kapalı, tüm sürüş yardımcılarını orta havalandırma ızgaralarının arasındaki ana asistan tuşuyla devre dışı bırakıp "benim otomobilim" menüsünden tüm ayarları daha keskin bir hale getiriyoruz. Tüm ayarlar neyi kapsıyor? 7 Serisi'nden tanıdığımız ve gücü 7 HP artarak 265 HP'ye ulaşan B57 kodlu sıralı altı silindirli dizel, adaptif amortisörler ve dört tekerleğe birden etki eden yönlendirme sistemi… Her şey hazır olduğuna göre Hockenheimring eğlencesi başlayabilir. Önde çift salıncaklı ve arkada beş kollu yürüyen aksamın bir sürüş keyif jokeri olduğunu anlamak bir viraj sürüyor.

5 Serisi'nin yolu tutuşu, çizgisini takip edişi ve yönlendirmeye verdiği geri bildirim gerçekten büyük bir şov. Ancak güç aktarımı en azından bir E-Serisi'ndeki kadar olabilirdi. 

Kesin olan bir şey var ki BMW'deki dijital çocuklar markayı tamamen ele geçirmiş değil. Yürüyen aksam mühendislerinin sesi hala yüksek çıkıyor ve sürüşüyle öne çıkan bir otomobile imza atabiliyorlar. Bu esnada konforu da geliştirmekten geri durmuyorlar. 
 

Evet A sütunundan hala rüzgar sesi sızıyor. Ancak yeni 5 Serisi'nin eriştiği süspansiyon seviyesi en az Mercedes E-Serisi kadar yüksek. Arada fark yok mu? Elbette var. Örneğin S Serisi, sürücüsünü yoldan E-Serisi kadar fazla izole etmiyor. Ancak biraz daha sert ayarlı süspansiyon sistemiyle tam tersine sürücüsünü eski güzel ve klasik biçimde oyunun içine dahil ediyor. 

Motor da tam anlamıyla bir BMW ve yumuşak çalışıyor. Gürültü ve ısı yalıtımı için kullanılan Syntak isimli kapsüle rağmen motorun çalışma sesi gayet rahat duyuluyor. Maksimum torkun selefi 530d'ye göre 60 Nm artması otomobilin 100 kg kadar hafiflemesiyle birleşince ortaya daha etkileyici bir biçimde hızlanan bir otomobil çıkartmış. Sekiz ileri otomatik şanzıman göze batmadan hızlı bir biçimde vites değiştirirken, sport moduna alındığında vites değişimleri 5000 d/d seviyesinde gerçekleşiyor ve devir saatinde kırmızı bölge 5500 d/d'de başlıyor.

Performansta artış, tüketimde düşüş? Evet. Yeni 530d, sadece hızlanmada daha iyi değil. Otomobilin fren performansı da daha etkileyici. 100 km/s'deki fren mesafesi 36.2 metreden 34.7 metreye düşmüş. Test tüketimi de yarım litre azalarak 7.8 lt/100 km'ye gerilemiş. Otomobilin Alamnya başlangıç fiyatı yaklaşık 2000 Euro artmış ama buna rağmen hala E-Serisi ve A6'dan daha hesaplı. Kazananlar işte böyle görünürler.

Kaynak: auto motor & sport