Otomobil Haberleri ve Araba Modelleri

BMWBMW

Satışlar yavaşlasa da yeni rekor kırılacak

TRT Haber’de yayınlanan Ekonomi Kulübü Programı`na Ford Otosan Genel Müdürü Nuri Otay, döviz ve faizdeki artışın otomobil satışlarına negatif etki yaptığını, buna rağmen yılın ikinci yarısında satışlar yavaşlasa da yeni rekorların geleceğini söyledi.

0 20

Ford Otosan Genel Müdürü Nuri Otay, döviz ve faizdeki kur artışları ile ilgili yaptığı değerlendirmede,  otomotivdeki sektörünü dolar ve Euro bazında farklı olarak değerlendirmekte fayda gördüğünü söyleyerek,  “Otomotiv sektörü Avrupa Birliği’ne endeksli ve euro satan alan bir sektör. Buna mukabil üretimdeki ham madde ve endeksi ise dolar bazında o yüzden her ikisinden de farklı yönlerde etkileşim söz konusu. İthalat, hammadde ve satın alma fiyatlarından baktığımızda, bir üretici olarak bunu söylüyorum doların etkisi maliyetlerimizi yükseltiyor.” dedi. TRT Haber’de yayınlanan Ekonomi Kulübü Programına katılan Nuri Otay, piyasadaki son günler bir kenara bırakıldığında, euro bandı 2,40-2,50 bandı olarak değerlendirilirse, geçen yılın sonundaki 2,18-2,20 rakamlarına göre bayağı bir artış gösterdiğini dile getirerek, “Bu artışın yarısından biraz fazlası şu anda bugün alacağınız otomobillere veya ticari vasıtalara eğer ithalse yansımış yerli ise çok daha azı yansımış durumda” dedi. 2011’in ilk yarısından sonraki kur yükselmesinde piyasa daralması ile ilgili önlemler konusunda gelen soruyu değerlendiren Otay, dolar veya euro sepetindeki yukarı ivmenin değil, kredi faiz oranlarının yükselmesiyle birlikte piyasaya negatif bir etki getirdiğini ancak bunun henüz majör bir etki olmadığını vurguladı.

 

“Bu yılsonuna kadar Türkiye’deki toplam araç sayısı 850 bini bulur. Bu yılın ikinci yarısında satışlar yavaş da olsa rekor kıracak”
Kurların yükselişi ve piyasa daralması ile ilgili alınan önlemleri değerlendiren Nuri Otay, Ford Otosan olarak özellikle yılın ilk yarısının çok iyi geçtiğini dile getirerek, “Bütün bu piyasalardaki oynamalara rağmen biz toplam pazarı şu anda 850 bin araç olarak görüyoruz. Planımızı ona göre yapıyoruz. Geçen yıl ağır vasıtada dahil 790 bin araç vardı. Bu yıl toplam piyasada otomotiv açısından rekor yılı olacak. İvmeler ne durumda derseniz çok kuvvetli. Yıl sonuna kadar dönemsel küçülmeler ve büyümeler görsek bile yıl sonunda elde edilecek rakam, makro bir değişiklik olmazsa rekor olacak.” dedi.
“Ford Otosan olarak en çok araç ihraç eden kurum olduk. Ford Otosan olarak Avrupa’nın en fazla ticari araç üreten fabrikalarından biriyiz. Ağustos sonu itibariyle yıllık ihracatımız %22 oranında arttı””
Kurların yüksek olmasının ihracatı üzerindeki etkisinin kısa vade de iç piyasa daha hızlı görüldüğünü belirten Otay, ihracat için bu kadar hızlı bir etkinin olmadığını eğer toplam maliyetin döviz kuruna çevrildiğinde avantaj sağlayacak durumda ise ihracata etkisininde pozitif olacağını vurguladı. Nuri Otay, ihracat açısından bakıldığında Ford Otosan’ın bu yıl en çok araç ihraç eden kurum olduğunu söyleyerek bunun nedenlerini şöyle açıkladı.” Bu şu nedenle oluştu. Birincisi bizim ihraç pazarlarımız Avrupa’daki kriz çalkantısında kuzey pazarlarına göre Avrupa Merkezi’nde daha güçlü olduğumuz için herhangi bir daralma yaşamadık. Geçtiğimiz yıllara göre bir kıyaslama yaparsak ihracatımız Ağustos sonu itibariyle yıllık %22’lik bir artış gösterdi.”
“Türk mühendislerinin ürettiği Transit Connect Ford’un anavatanına sattık. Gölcüklü Connect New York Sokakları’nda”
İhracatlarındaki artışın nedenlerinden birinin de yerli üretim olarak Amerika’ya satılan Transit Connect’in büyük payı olduğunu söyleyen Nuri Otay, “Bizim ürünlerimiz hem katma değeri fazla hem de rekabetçiliğimizin üstünde olduğu ürünler. Avrupa’da sadece Ford olarak değil ticari vasıta üreticisi olarak baktığımızda en büyük ticari vasıta üreticilerinden biriyiz. Ford Otosan olarak Kocaeli Fabrikası bunun en önemli unsuru. Burada bizim büyük üretim rakamlarından aldığımız önemli rekabet avantajımız var. Avrupa’da, son zamanlarda gelişen kurlar buna artı etki yarattı. Transit Connect kuvvetli bir ürün. Bir de kredi yönünden etkilenen pazarlar farklı olunca o manada bizim ihracatımız Ağustos sonunda baktığımızda geçen yıla göre %22 oranından arttı. Adetsel olarak da baktığımızda geçen yılki ihracat adedimizi 176 bin araçtan, bu yıl 220 bin araca çıkardık. Amerika’da pazar payına gelirsek bu hakikatken bir başarı öyküsü. Türkiye’den ihracat yapabilmek . 2009 yılında Türkiye’de krizin etkileri tartışılırken bir çok işsizlik, iş kaybetmeler tartışılırken çok önemli bir proje olarak ortaya çıktı ve daralan Avrupa pazarına alternatif olarak Türkiye’de Türk mühendislerinin geliştirdiği Türkiye’de üretilen Connectin bir yerde anavatanı ABD’ye satışı büyük bir moral oldu.” dedi.
“Türkiye bugün Avrupa’nın en büyük ikinci ticari araç üreticisi”
İç pazardaki ürünlerin ihracatına etki yaptığını belirten Otay, Transit Connect’in başarısının bir şans olmadığını dile getirerek, “Eğer Türkiye mevcut özendirme ve teşvik yapılarını hafif ticari aracını ön plana çıkaracak şekilde kurgulamamış olsaydı, Türkiye bugün Avrupa’nın en büyük ikinci bazı yıllar birinci hafif ticari araç üreticisi olmazdı.” dedi.

“Transit Connect ABD’de olmayan bir segment yarattı”
Sektörde rekabet gücünün Ford Otosan teknolojik açıdan bilgi birikiminin ötesinde bir de ekonomik olduğunu belirten Nuri Otay, bugün yeni dolar kurlarıyla bu iş çok daha cazip hale de gelebileceğini söyledi. Tartışılan New York Taksi olayında sessiz sedasız komisyonda izin alınmasının yanı sıra Ford Motor Company’nin Transit Connect’e kucak açmasının da büyük etkisi olduğunu vurgulayan Otay, ürünün Amerika’da kazandıracak bir ürün olduğunu ve şu anda 400 adet sipariş aldıklarını ve bunu 200’ünü yolladıklarını söyledi. İç pazardaki hafif ticari araçta olan liderlik gücünün Amerika pazarı için kendilerine yetki ve cesaret verdiğini söyleyen Nuri Otay, “Transit Conncet Amerika’da olmayan bir segment yarattı. ABD’deki bütün taksileri büyük ama bir Transit Connect’in dört katından fazla yakıt tüketen araçlardı. Yapılan araştırmalar, New York’ta eğer bütün taksilerin Transit Connect ile değiştirecek olsalar şehrin trafiği %30 oranında rahatlarmış.” dedi.
“Yerli otomobili bugün teknolojik olarak Türkiye’de üretmek mümkün”
Önümüzdeki günlerde Otomobil Sanayicileri Derneği’nin sanayi Bakanlığı’na sunacağı rapor ile ilgili görüşlerini belirten Nuri Otay, raporun Türkiye’de otomobil teknolojik olarak üretilebilir mi sorusunun cevabını veren bir rapor olduğunu söyledi. Ama bunun merak edilecek bir nokta olmadığını da vurgulayan Otay, “Bugün Türkiye’deki yerli sanayinin 1,5 milyon araç üretecek kapasitesi var. Dolayısıyla bunun fiziken teknolojik üretilmesinde bir sorun yok, Ancak bunu yapmak için bu işe girip de soyunan birinin yatırım yapması lazım.” dedi.
“Sadece Türk halkını hedef alan değil global pazarı hedefleyen yerli otomobil üretilmeli”
Sanayi Bakanın yaptığı devlet ortak alacak yönündeki açıklamaya değinen Otay, “Çok farklı modeller olabilir. Önemli olan aracın yaşayabilmesi için bu fizibilitenin muhakkak pozitif dönmesi bunun içinde ürünün satılan, beğenilen, teknolojik bir ürün olması ile birlikte önce Türk halkını sonrasında da global bir grubu hedef alması lazım. Bence sadece Türk halkını hedef alarak hazırlanacak bir üründen başarı ancak başlangıç için yeterli olabilir belki, ancak kesinlikle global olmak lazım.” dedi.
“Türkiye’de ürettiğimiz transitlerin tamamında Türkiye’de ürettiğimiz motorları kullanıyoruz”
Kamuoyunda yer alan Türkiye’de motor üretilmiyor, bütün herşey dışarıdan geliyor burada sadece montaj yapılıyor eleştirisinin yanlış olduğunu, Türkiye’de Türk motorunun üretildiğini vurgulayan Nuri Otay, “Herhalde kendimizi iyi anlatamıyoruz, örneğin Türkiye’de ürettiğimiz transitlerin tamamına Türkiye’de ürettiğimiz motorları takılıyoruz.” dedi.
“Ford Otosan’ın Türkiye’ye güveni sonsuz”
Ford Avrupa Başkanı Stephen O`Dell’in, Türk otomobili üretilmesini isteyen hükümeti uyarması  ve buna dönük yatırımların Türkiye’de markası olan uluslar arası markaların canını yakıp acıtabileceğini söyleyen açıklaması ve Sanayi Bakanımızın buna karşılık, orada pazarın büyüyeceğini aslında bunun markalara zarar vermeyeceği yönündeki açıklamalarını değerlendiren Nuri Otay, “Bunun ürkmek, tehdit gibi algılanması yanlış, böyle bir ifade yok. Esasında konu şu, Ford bunu yaparken bir pazar büyümesi lazım yaşayabilmesi, ekonomik boyutlara gelebilmesi için. Madem hedef Türk pazarı diye başlanıyor demek ki bu pazarın bunu eritip hazmedebileceği ve adetlerinin bile bunu ekonomik olacağı bir ön şartla.

Yerli otomobil ve markanın yapılmasıyla ilgili olarak bütün herkes Türkiye’nin gelişmesini pazarın büyümesini istiyor. İster Türkiye’nin en eski üreticisi olarak biz ister hiç üretmeyen ithalatçı hiç fark etmez, herkes açısından büyümek tek çare. Yatırımını bugüne yapmış bir şirket olarak baktığımızda bunu ne kadar Türkiye’ye son on yılının yarısı krizle geçsede 2 milyar doların üzerinde yatırım yapmış Ford Otosan. Önünde 1 milyar dolar daha yatırım yapacağını açıklamış. Türkiye’ye güvenen bir ortağı var ve büyüme planları üzerine Türkiye’nin bunu vurgulamış. Şimdi Türkiye’ye Ford Otosan’ın güveni sonsuz.” dedi.
“Otomobil vergileri düşünce, ithalat artacak korkusu var. Türkiye’de 850 bin araç satılırken 1 milyon 150 bin araç üretimi var”
Dizel ve benzinli araçlardaki vergilerden herkesin yakındığını, önümüzdeki yıllarda vergilerde, içerdeki pazarı büyütmeye dönük hükümetin bir vergi teşviği söz konusu olup olmayacağının sorulması üzerine Otay, “Bu biraz ithalat ihracat dengesiyle yumurta tavuk, tavuk yumurta oluyor. Bir yerde vergiler düştüğünde önce ithalat artacak korkusu var sonra yatırım ancak bir zaman faz farkıyla gelecek bu ikilemi Türkiye bir türlü aşamıyor. Bu ödemeler dengesinde etrafında haksız yere otomotive yükleniyor.” dedi.
Otomotiv sektörünün toplam olarak bakıldığında hep artı vermiş bir sektör olduğunu vurgulayan Nuri Otay, “Sadece bu yıl parasal olarak geçici olarak Avrupa’da yaşan krizden dolayı etkilenecek. Ama otomotiv sektörü üreten ve ihraç eden bir sektör, hatta içerde sattığından daha fazlasını. Ben size sayısal olarak netleştireyim. Bu yıl 850 bin araç Türkiye’de satılacak diyoruz. Bu yıl Türkiye’de 1 milyon 200 bin araç üretilecek, 300 bin artısı var. Sektörün esasında ama parasal olarak ya tapu olacak ya eksi bin iki olacak neden katma değeri yüksek araçları üretmek  gerekiyor. Değeri fazla ürünle üretmek gerekiyor. Tartışmanın otomobil ticarisine de gelirsek bir yerde gönüllü otomobil üretilmesinde bir yerde bir yanda da bizim ürettiğimiz her transit ticari vasıtanın iki tane başlangıç sınıfı otomobil değerinde ve katma değerinde ihracat girdisi sağladığını bir tane kargo kamyonu ise beş tane otomobil katma değeri sağladığını unutmamak lazım” dedi.

Bunları da beğenebilirsiniz

Kimler Neler Demiş?

avatar
wpDiscuz