Kompakt sedan sınıfı ülkemiz için oldukça önemli. Bu sınıfın en çok satan modeli Renault Megane Sedan’ın, yerini Fluence’a bırakması, aynı başarının tekrarlanması beklentisini doğuruyor. Tasarımında oldukça temiz çizgileri barındıran otomobil tok bir görüntüye de sahip. Eğimli C sütunları sayesinde sportif bir havaya da sahip olan Fluence’ın arkaya doğru yükselen omuz çizgisi dinamizmi de arttırıyor. Aracın arkasına bakıldığında reflektörlerin simetrik olarak yerleştirilmiş olması ve iri stoplar otomobilin şıklığını arttırıyor.
Aracın içine geçildiğinde, Laguna, Koleos ve Megane Hatchback’teki ortak tasarım diline rastlıyoruz. Sade ve ergonomik olması için çalışılan ön konsol gözü yormayan akıcı çizgilerle şekillendirilmiş. İç mekanda kullanılan malzeme ve işçilik seviyesi sınıfının en iyilerinden. Ön konsolda dokunduğunuz hemen hemen her yerde yumuşak plastiğe yer veren üretici farklı malzemelerle iç mekana hareket kazandırmış. Bursa’da Oyak Renault fabrikasında üretilen Fluence’ın gözle görülmeyen birleşme noktalarını bile incelediğinizde, bu noktaların muntazam olması işçiliğin kalitesini gösteriyor. Ön konsolun ortasına konumlandırılan navigasyon sistemi kalite hissini arttıran bir donanım.
Daha önce test sayfalarımızın konuğu olan Fluence 1.5 dCi’dan farklı olarak, 1.6 benzinli modeldeki farklı nokta, 5 yerine 7’ye kadar uzanan devir göstergesi. Rahat takip edilebilen gösterge grubu ergonomiyi arttırıyor. Konforlu bir otomobil olarak anabileceğimiz Fluence’ın benzinli motorundan performans almak için yüksek devirlerde gezmek gerekiyor. Bu sebeple motor gürültüsü iç mekanda da duyulur hale gelerek konforu olumsuz etkileyebiliyor. Ancak yakıt ekonomisine dikkat edip, sakin bir kullanım tercih edildiğinde Fluence ile keyifli yolculuklar gerçekleştirilebiliyor.
Testimizde ulaştığımız 7.2 lt/100 km’lik ortalama tüketim, 5 ileri manuel şanzımanla kombine edilen benzinli otomobilin ekonomik olabileceğini gösteriyor. Megane Sedana göre daha hisli çalışan bir direksiyon sistemine sahip olan Fluence, konforlu süspansiyonlarıyla da keyif veren bir otomobil. Ele oldukça iyi oturan direksiyonun yükseklik ve derinlik ayarlarına sahip olması ve çok yönlü sürücü koltuğu ideal sürüş pozisyonuna ulaşmayı kolaylaştırıyor. Yine Megane Sedan’dan farklı olarak levye formundan vazgeçilen el freni klasik görünümünün yanısıra daha da kullanışlı.
Kaynak: otohaber