Megane Sedan ismiyle 1996 yılından beri gönüllere taht kuran Renault’nun kompakt sedan temsilcisi, artık yoluna Fluence ismiyle devam ediyor. Yeni isme alışmanın zor olacağını düşünenler için model isminin “Fuluans” olarak okunduğunu belirtmekte fayda var.
Yeni bir ismi hak eden değişikliklere sahip Fluence, selefinden 120 mm daha uzun olmasıyla adeta orta sınıfa göz kırpıyor. Dingil mesafesi 16 mm artan otomobilin genişliği de 22 mm artmış. Selefinden daha alçak görünen Fluence aslında, Megane Sedan’a göre 19 mm daha yüksek. Boyutlardaki bu artış onun güçlü görünmesini sağlarken eğimli tavanı, yatık A ve C sütunlarıyla sportifliği yakalamış. Fluence’ın selefinden bir diğer farkıysa, hatchback kardeşiyle tamamen farklı bir dış tasarım sunması. Böylelikle ucuza kaçmadan, değişik iki otomobil ürettiğini gösteren Fransız üretici, sedan ve hatchback müşterilerinin farklı beklentilerini karşılıyor. Aracın içine geçildiğinde ön konsol ve kapı içlerinde, Megane HB ve Sport Tourer ile aynı tasarımla karşılaşılıyor.
Artık bir standarda oturan kaliteli iç mekan; yumuşak plastik malzeme, deri döşeme ve alüminyum ahşap görünümlü kaplamalarla çekici görünüyor. işçilik kalitesinde hiçbir sorun olmaması, ülkemizdeki işçilik kalitesinin ne kadar başarılı olduğunu ispatlıyor. Ön konsolun üstünde, Fluence’ın kokpitini hareketlendiren bir navigasyon sistemi bulnuyor. Opsiyonel olarak sunulan sistem uzaktan kumandayla kontrol ediliyor. Tuş karmaşasından uzak tasarlanan kumandayla, Türkiye haritası üzerinden istediğiniz yere sesli ve görsel yardım alarak gidebilmek oldukça güzel. Hemen hemen her tuşun sürücünün elinin altında olmasını planlayan Renault, bu sayede fonksiyonelliği arttırmayı başarmış. Ele iyi oturan bir direksiyon simidi olan Fluence’da ESP tuşu da direksiyonun hemen soluna, yine sürücünün ulaşabileceği noktaya konulmuş. Ergonomiyi azaltan tek detay ise, müzik ve havalandırma sistemlerinin küçük tuşları. Bu tasarım yeni nesil Renault modellerinde artık bir gelenek halini aldı. Kokpitin sade görünmesini sağlayan bu tercih, kullanırken alışkanlık istiyor. Küçük tuşlarla uğraşmaktansa müzik sistemini direksiyonun sağındaki kumandadan yönetmek çok daha rahat gerçekleşiyor. Konfor odaklı bir kokpite sahip otomobilin, selefine göre artan dingil mesafesi ve yüksekliği, geniş bir iç mekan sunulmasını sağlamış. Ayrıca koltuk sertlikleri ve genişlikleri 5 kişinin rahat etmesi için tasarlanmış. Konfor konusundaki görevini başarıyla yerine getiren arka koltuklarda baş mesafesi sorun olmazken, eğimli tavan tasarımı sebebiyle iniş binişlerde başınıza dikkat etmeniz gerekiyor. Arka koltukların arasında katlanabilir kol dayama olması ve arkadakiler için de havalandırma ızgaralarının düşünülmesi konforu arttıran detaylardan. Konforu destekleyen bir diğer unsur ise anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi. Aracın çalışması için, ön konsoldaki yuvaya Renault kartını yerleştirip, ayağınızı debriyajın üzerinde tut manız ve start tuşuna kısa süre basmanız gerekiyor.
Bu sayede harekete geçen 1.5 lt 105 HP’lik dizel motor, kendini belli eden bir sesle çalışıyor. Motor ısındıkça azalan dizel sesinin, araç hareket halindeyken iç mekana girmemesi güzel. 2000 d/d’de ulaşılan 240 Nm’lik maksimum tork sayesinde ara hızlanmalar başarılı. Alt devirlerde cansız olan motor devri yükseldikçe kendini gösteriyor. Sadece 6 ileri manuel şanzımanla sunulan Fluence, uzun vites oranları sayesinde 4.5 lt/100 km’lik ortalama yakıt tüketirken, testimizde 5.8 lt/100 km’lik ortalama yakıt tüketimi sağladık. Belirgin vites geçişleri sunan şanzıman, keyifli bir sürüşe sahipken, yumuşak direksiyon sistemi aracın kontrolünü fazla kas gücü gerektirmeden sağlamanızı mümkün kılıyor. Bu durum şehir içi trafiğinde ve park manevralarında avantaj sağlarken, dinamik sürüş tarzı tercih edildiğinde de selefinden daha başarılı tepkiler veriyor. Yol tutuşundaysa orta sertlikte süspansiyon sisteminin yolcuları tedirgin etmemesi Fluence’ın bir diğer artısı. Ani şerit değişimlerinde de yolcularını yormayan Fluence, kararlı bir şekilde ilerlemesini biliyor. Aracın önden kopma durumlarındaysa ESP’nin müdahalesiyle kolaylıkla kontrol sağlanıyor. ESP opsiyonunu almanızı tavsiye ederiz.
Kaynak: otohaber