Bir alt markanın performans modeli 25 yaşına ulaştı. Type R bu dönemde büyük bir kitle yakaladı. İşte Honda ve Type R’ın yükseliş tarihçesi.

Honda ve Type R’ın Yükseliş Tarihçesi’ne Bakış

1989: İlk Type R’ın gelmesine daha yıllar var ama 1990’da Honda NSX ile birlikte performans konusunda ciddileşmeye başladı. 6 yıllık geliştirme ve Ayrton Senna’nın katkılarıyla bile bu çalışmanın devamının gelmesi istendi. Planlar hızlı bir hatchback üzerineydi.

1995: DC2 Integra Type R şu ana kadar üretilmiş en ekstrem önden çekişli araçlardan birisidir. 189 bg üreten 1.8 VTEC motoru güçlendirilmiş gövdeye, sınırlı kaydırmalı diferansiyele ve sert süspansiyonlara sahipti. Yarış otomobili parçalarını yolda kullanmıştı. Direksiyon ve frenleme hassasiyeti mükemmeldi; devirlenmesi ise efsaneviydi.

1998: Sadece bir yıl sonra Type R markası sivilleşti. Yani bir nevi. Avrupa pazarı, sınırlı kaydırmalı diferansiyel ve 8000 d/dak’a çıkan 2.2 litre VTEC motoruyla hızlı Accord’a kavuştu. Yine de yaşlılar 4000 d/dak’ın ötesini geçmemeyi tercih ettiler.

2006: Otomotiv dünyasında beş yıllık boşluğun ardından Honda’nın bölgesel birimleri yollarını ayırdı. Kendi pazarı için dört kapılı ve 8400 d/dak’da 222 bg üreten FD2 Civic çıkarıldı. Ayrıca büyük arka kanadı ve kritik biçimde bağımsız süspansiyonu vardı.

2011: K20 motoruna son bir saygı göstergesi olarak Mugen’in üzerinde çalıştığı Civic Type R’lar geldi. 2.2 litrelik motoru ve 256 bg gücü vardı. Vahşi, nadir ve çok pahalıydı (yenisi 40 bin sterlindi). En vahşi Type R’lardan biriydi.

1992: Pist özelliklerini taşıyan araç, Japon pazarında NSX Type R olarak çıktı. 120 kg hafiflemiş ve şasisi ile süspansiyonları daha sıkı hale getirilmişti. Özel olarak yapılan ayarlarıyla birlikte oldukça dikkat çekti.

1997: Başarılı ama sınırlı sayıda üretilen Integra, Civic Type R’ın üretiminin önünü açtı. Küçük ama son derece güçlü 1.6 VTEC motoru 182 bg üretiyordu. Ağırlığı da azaltılmıştı. Çok geçmeden ikon otomobillerden biri haline geldi.

2001: Suzuka, Britanya yapımı EP3 Civic Type R için Swindon ile buluştu. Bu hala gelmiş geçmiş en iyi Type R Civic olarak değerlendiriliyor. K20 VTEC ünitesi bitmek bilmeyen devirlenmesi ve yüksekteki vites koluyla çığ gibi bir deneyim sunuyor. Şasi yanlamaya müsaitti.

2007: Üçüncü jenerasyon Civic Type R’ın Avrupa versiyonunun çıkmasından bir yıl sonra, daha fazla güce sahip, daha büyük kalçalı ve daha ucuz, ama daha az hassasiyete sahip burulmuş kirişli model geldi. Geniş bir çenesi vardı. Yol tutuş hassasiyetinin tamamı öndeydi ve yeterince ayarlanabilir değildi. Daha fazla güce ihtiyaç duyuyordu.

2015: Honda, Fukushima sonrası yaşanan global yavaşlamayla bir uyku dönemine girse de, FK2‘nin üretimini gerçekleştirdi. İlk turbo beslemeli Type R ve 300 bg üzeri model oldu. Sıkıcıydı, çılgıncaydı ve arka tarafı kaydırmayı seviyordu. Vahşi bir görünümü ve eğlenceli bir sürüşü vardı.

Kaynak: Car

Share.

Leave A Reply Cancel Reply

Exit mobile version