Deneyim, doğru ortaklar, zamanlama ve futurist bakış açısı.. Bu bilgiler ışığında geleceğin teknoloji, elektrikli ve otonom, yani sürücüsüz araçlarda olduğunu ve otomotiv dünyasının yakın gelecekte dört ayrı sektörde güçleneceğini söylemek yanlış olmayacaktır.
Gelin detayları birlikte inceleyelim…
1. Bağlanabilirlik: Yapılan araştırmalar, yeni nesil mobil ağların ve akıllı telefonların artmasıyla birlikte operatörlerin yeni teknolojileri daha etkin kullanacağı ve 2018 yılı sonunda yaklaşık 68 milyon bağlanabilir aracın trafikte olacağını gösteriyor.
Tüm cihazların birbirleriyle iletişim sağlaması sayesinde verilere anlık olarak ulaşılabilecek ve bu da otomobilleri daha güvenli hale getirecek. Örneğin; trafik ve araç kullanım bilgileri gibi yüzlerce veri bulut ve sosyal medya aracılığıyla farklı kurumlara iletilerek hızlı ve güvenli aksiyonların anlık olarak alınması sağlanacak. Filolar ve ikinci el araç değerleri ise hep bu veriler aracılığıyla daha güvenli ve rasyonel olarak yönetilebilecek.
Otonom Araçların Gelecekteki Yeri
2. Otonom Araçlar: Otonom araçları kısaca otomatik kontrol sistemleri sayesinde bir sürücüye ihtiyaç duymadan yolu, trafik akışını ve çevresini algılayarak, sürücünün müdahalesi olmadan seyir halinde gidebilen otomobiller olarak tanımlayabiliriz. Direksiyonsuz olan ve tüm araçlarla iletişim halinde bulunan otonom araçlar, aynı zamanda akıllı telefonlar aracılığıyla insanlarla da iletişimde olacak. Google, Apple, Uber ve Intel şimdiden bu sektördeki en büyük oyuncular olarak sıralandılar bile…Bu segment araçların tüm dünya genelinde ekonomik, çevresel ve sosyal bir değişim yaşatacağına kesin gözüyle bakabiliriz.

Örneğin; yalnızca Kore’nin, sadece 2019 yılında otonom araçların üretimi için ayırdığı bütçe 2 milyar dolar. Bununla birlikte markalar otonom araçları piyasaya sürmek için hazır olsalar da; aracın en temel özelliğinin güvenlik olması ve sürekli test’ten geçiriliyor olması pazarda beklenen düzeyde araç olmamasının nedeni olarak gösterilebilir.
3. Araç Paylaşımı: Özellikle büyük şehirlerde yaşayan genç nesil, araç sahibi olmaya gerek olmadığını ve bu tür bir yatırımın çok efektif olmadığını düşünüyor. Toplu taşıma ve alternatifi olan araç paylaşım trendi ise tüm dünyada artmış durumda.
Her gün aynı güzergahtan, aynı saatlerde, aynı lokasyona giden kişilerin farklı araçlarla trafiği sıkıştırmadan, tek araba ile yolculuk yapmalarının daha mantıklı olduğunu savunanlar bu doğrultuda organize oluyorlar.
4. Elektrikli Araçlar: Hepimizin bildiği gibi elektrikli araçların gelişimi yıllardır sürüyor, araçların karbon ayak izleri ve tüketimleri aza indirgenmeye çalışılıyor. Sektörde konuyla ilgili bir noktaya gelinmiş olsa da, hala bu araçların batarya ömürlerini ve bu doğrultuda sürüş menzilini arttırmak hedefler arasında yer alıyor.
Ayrıca kullanımın artması için ülkelerin altyapı yatırımı yaparak şarj ünitelerini çoğaltması ve devletlerin vergi teşvik oranlarını yükseltmesi gerekiyor. Büyük yatırımlarla lider konumuna gelerek sektörün öncüleri arasında yer almak isteyen Toyota, Honda ve Hyundai’nin tekrar şarj edilebilen hibrit araçları bu sektörün öncüleri olacak gibi duruyor.
Kaynak: Evo
