Jeep Wrangler 2.2 CRD Sürüş İzlenimi

Yılın son döneminde Türkiye'de de yollara çıkacak olan yeni Jeep Wrangler çok daha modern bir hale gelse de hala özünü ve karakterini koruyan bir otomobil.

Otomobil tarihinde siluetini ve yüzünü yıllarca korumayı başaran modellere sıkça rastlanmıyor. Bunu başaranlar da ikon olarak kabul ediliyor. Jeep Wrangler da şüphesiz bu ikonlardan biri. 1987 yılında YJ koduyla başlayan hikaye, bu sonbaharda dördüncü nesil ve JL koduyla sürüyor.

Yeni ve Orijinal:  Jeep Wrangler 2.2 CRD

Merdiven tipi şasi ve sabit akslar hala Wrangler’ın altyapısının temelini oluştursa da karşımızda baştan sona yeni geliştirilmiş bir otomobil var. Yeni nesil selefinde de olduğu gibi kısa ve uzun aks mesafeli karoserle üretilirken uzun versiyonda sabit ve açılabilir tavan seçenekleri sunuluyor.

Jeep Wrangler 2.2 CRD

Yeni modelin iç mekanına atılan ilk adım artan malzeme ve işçilik kalitesini belli ediyor. Oturma pozisyonu iyi ancak arka koltuklardaki diz mesafesi daha iyi olabilirmiş. Bağlanabilirlik konusunda önemli bir gelişim gösteren modelde 21,3 cm’ye varan büyüklükte ekrana sahip multimedya sistemleri sunulurken menülere adapte olmak kolay. Apple CarPlay ve Android Auto sayesinde gelişmiş bir akıllı telefon entegrasyonu mümkün.

Wrangler’ın geçmişten gelen kendine has sert ve maço tasarım ruhuna rağmen arka çapraz trafik tanıma özellikli kör nokta uyarısı gibi gelişmiş özellikler sunuluyor. Geri dönüş kamerası tüm versiyonlarda standart.

Jeep, yeni nesilde 2,2 lt’lik bir Multijet dizele geçiş yapmış. 200 HP gücündeki, SCR katalizatörlü dizel 2021’den itibaren geçerli olan Euro 6d emisyon normunu şimdiden karşılıyor. 8 ileri vitesli otomatik şanzıman hızlı vites değişimleriyle dikkat çekiyor.

Yeni Wrangler sabit akslarından beklenmeyecek bir konfor sunmayı başarıyor. Otomobil yoldaki pürüzleri sınıfı için çok başarılı bir biçimde filtre etmeyi başarıyor. Akslardan gelen vuruntu sesi bir önceki nesille karşılaştırıldığında çok ciddi bir biçimde azaltılmış.

Jeep Wrangler 2.2 CRD

Araziye ve zorlu koşullara çıkıldığında baz versiyon Sport ve daha üstteki Sahara çok iyi bir iş çıkartıyor. Command Trac adı verilen 4×4 sistemi dört seçenek sunuyor: 2H (arkadan itiş), 4H Auto (sürekli, ön ve arka aks arasında eşit tork dağılımı), 4H Part Time (ihtiyaç halinde devreye giren 4×4) ve 4L (düşük devir, yüksek tork 4×4).

Rubicon donanımında Rock Track 4×4 sistemi, kısa son dişli oranı, önde ve arkada kilitli diferansiyeller, devre dışı bırakılabilen ön viraj denge çubuğu ve özel lastikler geliyor. 76 cm’lik su geçiş derinliği ve süspansiyon sisteminin yüksek bir artikülasyona sahip olması engebeli arazide ilerleme yeteneğini arttırıyor.

Otohaber

İlginizi Çekebilir

YORUMLAR

Email adresiniz gizli tutulur!